Hazreti Muhammed

Hazreti Muhammed hakkında herşeyin bilindiği sanılan ama aslında pek de birşey bilinmeyen, bilindiği sanılan şeylerin de yanlış bilindiği kainatın efendisi.

Hazreti Muhammed

Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın hayatı

Değerli Radyosen Ailesinin birbirinden güzel insanları bu günkü sohbet konumuz; liderimiz, önderimiz ve efendimiz bildiğimiz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem olacaktır.

Fakat burda bakarken konuyu önce iki bölümde anlatacağız. Birinci bölüm, Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın peygamberlikten önceki zamanı olurken, ikinci bölümde ise peygamberlik dönemi olacaktır.

Peygamberlik bölümünü de kendi arasında iki ana maddede inceleyeceğiz. Peygamber iken Mekke’de geçirmiş olduğu dönem ve Medine’de geçirdiği dönem.

Kısacası bu sohbetimizde kainatın yaratılmasına sebep olan ve Yüce Allah’ın Habibim, yani en çok sevdiğim, sevgilim diye hitap ettiği,

Hem bu dünyanın hem de ahiret hayatının gülü olan Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ı, yani peygamberimizi el verdiğince dil de döndüğünce hep beraber tanımaya çalışacağız.

Lafı uzatmadan dilerseniz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimizin peygamberlikten öncesine bir bakalım hep beraber.

Büyük peygamberlerden İbrahim Aleyhisselam’ın iki oğlu vardı. İlk oğlu olan hazreti İsrail, hazreti Hacer’den, ikinci oğlu İshak ise hazreti Sare’den olmayı.

Bu arada hemen bir hatırlatma yapalım, bilmeyenler de öğrenmiş olurlar, İsrailoğulları hazreti Ishak’ın soyundan gelmektedir.

Neyse bu küçük dipnotu verdikten sonra konumuza gelecek olursak; İbrahim Aleyhisselam Allah’ın verdiği emir ile beraber oğlu İsmail ve eşi Hacer’i de alarak Filistin’den yola çıkıp, sahra ve çölleri geçtikten sonra Hicaz’a varırlar.

Onları bu gün Mekke’de bulunan Mescid-i Haram dite bilinen yerde bir gölgeliğin altına bıraktıktan sonra, İbrahim suresi 35. Ayette beyan edilen: “Ey Rabbim! Bu şehri emniyetli kıl!” Duasını edip geri dönmüştür.

O zamanlar Mekke’de bırakın ev ya da insan, içmeye su bile bulunmazken, Yüce Allah onlar için zemzem suyunu çıkardı.

Kabe’nin inşası

Daha sonra Cürhüm kabilesi oraya gelip yerleşmişler, kısa zamanda da orası koca bir şehir hâline gelmiştir. İsmail Aleyhisselam da büyümüş ve bu kabileden bir kız ile evlenmişti.

İsmail Aleyhisselam İbrani Cürhüm kabilesi ise saf araplar oldukları için İsmail Aleyhisselam’ın nesline araplaşmış araplar denmiştir.

İbrahim Aleyhisselam daha sonra tekrar Mekke’ye gelmiş, Yüce Allah’ın kendisine Kabe’yi inşa etmesi emri üzerine oğlu İsmail ile Kabeyi inşa etmiş ve yer yüzünün ilk mabedini ibadete açmışlardır.

İlk zamanlar Kabe ile ilgili görevler İsmail Aleyhisselam zamanında yürütülse de, oğlundan sonra bu görev Cürhümlülere geçmiş ardından Huzaa kabilesi İsmail oğullarının da yardımı ile Cürhümlüleri Mekke’den sürüp çıkarmışlardır.

Cürhümlüler, giderken Kabe’ye hediye edilen ir çok altın geyik heykelleri başta olmak üzere diğer çok sayıda değerli eşyayı da zemzem kuyusuna atıp üstünü de toprakla doldurdukları için, Zemzem kuyusu uzun bir süre kapalı kalmıştır.

Yaklaşık üç yüz yıllık bir Kâbe muhafızlığının ardından, Kilab’ın oğlu Kusayy bölgenin hakimiyetini ele geçirmiş ve Kureyş’in başına geçerek Huzaa kabilesini Mekke’den çıkararak Kabenin etrafında bu günkü Mekke şehrini kurmuştur.

Her ne kadar Kabe’nin civarina bina yapmak saygısızlık sayılıyorsada Kureyş’liler bu anlayışı yıkmış, Kusayy’ın zamanına kadar olan çadırların yerine taş binalar yapılmış ve Kâbe’nin etrafına şehirciliğin ilk temeli atılmıştır.

Bu durum Mekke’nin yeni bir şekil almasını sağlarken Mekke’nin aynı zamanda refaha kavuşmasına da sebep olmuştur.

Hacılar olsun, Mekke fuarına gelen ziyaretçiler olsun, halktan yardım için yıllık alınan Rifade vergisini koyan, ayrıca kırk yaşını geçirmiş ve kamu işleri ile ilgilenmek için Dar’un nedve de yine Kusayy zamanında ilk kez uygulanmıştır.

İçli bir Dua

Hazreti İbrâhim oğlu Hazreti İsmail Aleyhisselam ile Kâbe’nin inşasında; Bakara suresi 128 ve 129. Ayetlerde geçen şu duayı etmişti.

“Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlardan kıl. Neslimizden de yalnız sana boyun eğen, Müslüman bir ümmet yetiştir.”

“Ey Rabbimiz! Onlara kendi içlerinden senin Ayetlerini onlara okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları tezkiye edecek temizleyecek bir peygamber gönder. Şüphesiz ki Azîz ve Hâkim olan ancak sensin.”

Yüce Allah bu duayı kabul etmiş, kendi nesillerinden Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellemi gönderip, bu nur vasıtasıyla yalnız kendisine boyun eğen bir Müslüman ümmet meydana gelmiştir.

Yine; Hazreti İsa Aleyhisselam göğe yükselmeden önce Saf suresi 6. Ayette bildirilen şu güzel müjdeyi insanlığa vermişti.

Müjdeler peygamberi

“Ey İsrailoğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş Tevrat’ı tasdik edip doğrulayan, benden sonra gelecek ve ismi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah’ın size gönderilmiş bir peygamberiyim.”

Görüldüğü gibi İsa Aleyhisselam kendi zamanına kadar gelmiş, geçmiş tüm peygamberleri tasdik ederken, kendisinden sonra gelecek olan peygamber efendimizi ismine varana kadar açıkça duyurmuştur.

Âmine validemiz hamile olduğunun ilk günlerinde bir gece rüyasında vücudundan bir ışığın çıkarak her tarafa yayıldığını ve bu ışığın Suriye’nin o zamanlar muhteşem olan saraylarını bile aydınlattığını görür.

Bir başka rüyasında ise, “Sen bu ümmetin efendisine hamilesin. O’nu dünyaya getirdiğinde; 《Her kötünün şerrinden, bir olan Allah’a sığınırım de ve O’na Muhammed ismini ver!》 Denilmişti.

İste bu yüzdendir ki Ahmed Bin Hanbelin rivayet ettiği hadisi şeriflerinde Peygamber efendimiz; “B En dedem İvrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annemin rüyasıyım.” Buyurmuşlardır.

Yine; Bakara suresi 151. Ayette buyrulan, “Nitekim kendi içinizden size Ayetlerimizi okuyacak, sizi tezkiye edecek temizleyecek, size kitap ve hikmeti öğretecek, bilmediklerinizi size öğretecek bir peygamber gönderdik.”

Ayeti İbrahim ve İsmail Aleyhisselam’ın dualarının kabul olduğunu açık bir şekilde bizlere bildirmektedir.

Hazreti Muhammed ve nesebi

Peygamberler arasında nesep silsilesi yani soy ağacı olarak Hazreti Muhammed Aleyhisselam kadar bilinen bir peygamber daha yoktur.

Abdullah’ın neslinden gelen Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Adnan’a kadar olan soy ağacı bilinmektedir. İslâmî kaynaklara baktığımızda,

Abdulmuttalip, Haşim, Abd’i Menaf, Kusayy, Kilab, Mürre, Ka’b, Lüey, Galip, Fihr, Mâlik, Nadr, Kinane, Huzeyme, Müdrike, İlyas, Mudar, Nizar, Maadd, Adnan.

Adnan ile İsmail Aleyhisselam arasında ise kırk ecdad vardır. Yalnız burda dikkat edilmesi gereken bir husus var ki aslında çok önemli bir husustur.

Adem Aleyhisselam’dan Hazreti Muhammed Aleyhisselam’a gelene kadar tüm sülalesine baktığımızda, bütün geçmiş akrabaları, gerek erkek gerekse de kadınlarına baktığımızda hepsinin büyük bir özen ile seçildiği görülmektedir.

Şöyle ki, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in bütün babaları ve anneleri kendi zamanlarının en temiz erkek ve kadınlarıdır.

Çünkü Yüce Allah onları her türlü şirk ve küfürden uzak tutmuş ve korumuştur.

Tertemiz bir soy

Diğer taraftan Kâbe’yi ilk inşa eden hazreti Ibrâhim’den Peygamberimize gelene kadar bütün nesli Kâbe’nin hizmetinde bizzat bulunmuşlardır.

Hatta bu konuda Buhari’den rivayet olunan bir hadisi şeriflerinde Peygamber efendimiz Salallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurmaktadır.

“Âdemoğullarının birbirini takip eden kuşaklarının en hayırlısından gönderildim. Ta ki, içinde bulunduğum kuşağa kadar bu sürüp gelmiştir.”

Değerli Radyosen Ailesinin birbirinden güzel insanları, bu günkü sohbet konumuza şimdilik bir virgül koyuyoruz.

bir sonraki sohbetimizde Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin dedelerinden biraz söz edeceğiz.

O zamana kadar sizleri en güzel olana emanet ederken en içten sevgi ve saygılarımı sunarken okuduğunuz bu makaleleri lütfen paylaşmayı ihmal etmeyin.

Unutmayın ki söz konusu olan sıradan bir insan değil iki cihana gönderilen ve Alemlere rahmet olan peygamber efendimizdir. Bu yazı http://www.RadyoSen.com. katkıları ile hazırlanmış ve RadyoSen Ailesi ile tüm insanlığa hediye edilmiştir.

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.