İslam ve zikir

İslam ve zikir denince aklımıza ne geliyor hiç düşündük mü? Ya da islam’da zikrin önemini?

İslam ve zikir

İslam Ve zikir

Öncelikle bu günün Rahmet ve bereketi üzerinizde olsun diyerek bu güne özel bir sohbet olması düşüncesi ile İslam’da Hakikat ehli ve İslam ve Zikir konusunu bir işleyelim dedik.

Değerli Radyosen Ailesinin birbirinden güzel insanları;

İslam ve Zikir, İslam’da zikrin önemi, zikir ne demektir, Allah’ı zikredebiliyor muyuz acaba ya da ne kadar zikredebiliyoruz?

Değerli Müslümanlar; Bildiğiniz gibi Tarikat kelime anlamı ile yol demektir.

Fakat Tasavvuf manası Hazreti Allah’ı bilmek, bulmak ve O’na yaklaşmak için takip edilen yol manasındadır.

Ki her ne kadar unuttu isek ya da unutuldu ise de aslında her Müslüman için zorunlu olan ve bilinmesi gereken bir mevzuudur.

Bunu biz değil Bizzat Allahu Teâlâ Kur’an’ı Keriminde bizlere şöyle bildirmiştir.

Maide suresi 48. ayeti celilesinde yüce Allah: Sizden her biriniz için bir şeriat ve Yol tayin ettik  buyrulmaktadır.

Şeriat bildiğimiz İslamın temeli Yol ise takip edilip gidilmesi gereken Tarikat manasına gelmektedir.

Hatta bir çok müfessir yani tefsir Alimi bu konu için Münevver bir yol olarak tefsir etmişlerdir.

 Nasıl ki Taha suresi 14. ayeti celilesinde Ey iman edenler Allah’ı çok çok zikredin bir emri ilahi ise Tarikat yolu da emri bir ilahidir.

Ve yine Nisa suresi 103. ayeti celilesinde mealen Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken de Allah’ı zikredin.

Buyurarak İslam’da  Zikir olayının önemine değinmiştir.

 Burada dikkatinizi çeken bir şey mutlaka olmuştur;

Şöyle ki Bazı şarlatanların zikirden maksat namazın olduğunu ve (haşa) İslam’da namaz olmadığını uydurmalarına da açık ve net bir cevap niteliğindedir bu ayet.

Siz Beni zikredin diyor Allah

Zira Bakara suresi 152. ayetinde Mealen :Siz Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim diye buyurmakla yüce Allah namaz ile zikri farklı birer ibadet olarak bizlere anlatmaktadır.

Aslında bu ayetlerden de anlaşılabileceği İslam ve Zikir konusu önemli bir konu olsa ki Kur’an buna bir çok ayette yer vermiştir.

Ayrıca daha bir çok ayet ile de bunu anlatmaya çalışacağız.

Dinimiz olan İslam’da zikrin de bir ibadetten farksız olmadığını ve inancımızda çok büyük bir yere sahiptir.

yanisi ne derseniz deyin İslam ve Zikir bir bütündür, ayrılmaz  bir bütündür İslam ve Zikir.

Nasıl ki Münafikun suresi 9. ayeti celilesinde mealen:

Ey iman edenler! ne mallarınız ne evlatlarınız sizi Allah’ı zikretmekten onu anmaktan alıkoymasın. Emri ilahisinde olduğu gibi.

Peki Allah’ı nasıl zikredeceğiz?Sorusuna gelince onu da yine Allahın kendisinden bizlere Kur’an’da şöyle anlatmıştır.

Araf suresi 205. ayeti celile de Mealen: Rabbini gönülden yalvararak boynu bükük ve ürpererek hafif bir ses ile sabah ve akşam zikret ve sakın gafillerden olma.

Çünkü; nur suresi 37. ayette belirtildiği gibi öyle erler vardır ki onları ne ticaret ne de alışveriş zikrullahtan alıkoymaz.

Neden peki sorusuna ise yine Ra’d suresi 28. ayette şu şekilde cevap verilmektedir.

İyi bilin ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle rahata kavuşur ve huzur bulur buyrulmaktadır.

Şimdi izniniz ile konuyu daha fazla uzatmadan bu ayetleri destekleyen bir kaç Hadisi şerif ile bu günkü sohbetimize bir virgül koyalım.

İbni maceden rivayet olunan bir hadisi kutside Kulum beni zikredip dudaklarını benim için kıpırdattığı müddetçe ben kulumla beraberim buyuruyor Allahu Teâlâ.

Kalplerin şifasıdır zikir

 Münavi’den rivayet olunan bir hadisi Şerifte ise zikrullah kalplerin şifasıdır buyrulurken;

Buhari’den rivayet olunan başka bir hadisi şerifte Efendimiz Salallahu Aleyhi we Sellem :

Rabbini zikreden ile zikretmeyen arasındaki fark; diri ile ölü gibidir buyrulmaktadır.

Ve yine, cemiu sağirden rivayet olunan başka bir hadislerinde: insan bir şeyi severse daima onu zikreder onu anar buyurmuşlardır.

Olaya bir de şu açıdan bakarsak zaten her şey olduğu gibi meydanda olduğunu görürüz.

Allah’ı gerçek anlamda seven O’na muhabbet besleyen nasıl ki onu anıyorsa bir de lafta sevenler vardır.

Bu konuda nisa suresi 12. ayette onlar için Onlar Allah’ı pek az zikrederler buyrulmaktadır.

Buradaki onlar diye anlatılan Münafıklardan başkası değildir.

Yani lafa gelince Allah’ı sevdiğini söyleyen ama iş icraat’e  gelince oralı bile olmayanlar.

Çünkü yine cemiu sağirden rivayet olunan bir hadisi şeriflerinde Efendimiz Salallahu Aleyhi ve Sellem Allah’ı sevmenin işareti zikrullah’ı yani Allah’ı anmak onu sevmemenin işareti ise zikrullahtan kaçmak yani Allahtan kaçmaktır buyrulmaktadır.

sohbetimize Ali İmran suresi 31. ayet ile bir nokta koyarak diğer sohbetlerde beraber olmak umudu ile diyelim.

Ali İmran suresi 31. ayette Yüce Allah mealen: Habibim!
onlara de ki: eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin.

Bu ayete göre de anlaşılabileceği gibi Müslümanım diyen her fert ancak Allaha ve Resulü Salallahu Aleyhi ve Sellem sünnetine harfiyen uyduğu müddetçe gerçek anlamda bir Müslüman olabilmektedir.

Yüce Allah Bizleri Kendisine Hak gördüğü Kendisini her an zikreden Kullarının arasına Alarak o zikirlerin karşılığında Cehennem azabından koruyup Cennetine Aldığı kullarının arasına bizleri de alsın inşallah.

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.