Peygamberimizin Soyu

Peygamberimizin Soyu konusuna geçmeden, önceki sohbetimizde peygamber efendimizin soy açısından günah ve şirklerden uzak, tertemiz bir soy olduğunu anlatmıştım.

Peygamberimizin Soyu

Peygamberimizin Soyu

Bu sohbetimizde ise peygamber efendimiz Salallahu Aleyhi ve Sellem’in soy ağacından bilinenlerden söz edeceğiz biraz.

Peygamberimizin Soyu konumuzun ilk ferdi; Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Abdulmuttalip’ten üç nesil önce olan Abd’i Menaf’tan söz edeceğiz biraz.

Peygamberimizin ecdadından olan Abd’i Menaf’ın asıl adı Muğire olup peygamberimizin nuru alnında parlardı. Öyle ki, yüzünün güzelliğinden dolayı dolunay anlamına gelen Kamer olarak anılırdı.

Diğer taraftan cömertliğinden dolayı Kureyş’liler de kendisine Feyyaz adını takmışlardı. Babası Kusayy’ın vefatından sonra O’nun yerine geçince itibarı daha da yükselmiştir.

Oğulları komşu ülkelerle ticaret amacıyla anlaşmalar yaparak Kureyş kabilesinin değerine değer katmış, babalarının vefatından sonra da Kureyş’in başına geçerek ülkenin yönetiminde büyük bir rol oynamışlardır.

Peygamberimiz Salallahu Aleyhi ve Sellem Buhari’den rivayet olunan bir hadisi şeriflerinde, Kureyş’lileri İslam’a davet ederken diğer ecdadı ile O’nun da ismini alarak; “Ey Abd’i Menaf oğulları! Allah’a inanmak suretiyle kendinizi kurtarınız.” Diye buyurmuşlardır.

Peygamberimizin Soyu ve Haşim

Peygamber efendimizin dedelerinden olan Haşim Abd’i Menaf’ın oğulları arasında en zengin en cömert ve en şöhretlisiydi.

Tıpkı dedesi Kusayy gibi O’da Hacc mevsiminde Kabe’yi ziyarete gelenleri Allah’ın misafirleri bilir, en güzel biçimde ağırlar ve halkını da onlara ikramda bulunmaya teşvik ederdi.

O’nun zamanında Mekke’nin ticaret hayatı oldukça canlanmış, kendisi Mekke için elinden geleni yaparken bunun farkında olan Mekke halkı da kendisinin sever ve sayardı.

Suriye’ye yaptığı bir icari seferde Neccar oğullarından Selma diye bir hanım ile evlenmiş, yine bu seferlerden birinden dönerken Gazze’de hastalanarak ölmüştür.

Öldüğünde eşi hamile olan Haşim’in bir oğlu olmuş adını da Şeybe koymuşlardır. 8 yaşına kadar annesiyle Medine’de kaldıktan sonra, amcası Muttalip ile Mekke’ye gelmiştir.

Mekke’ye girdiklerinde Muttalib’in terkisinde görünce Şeybe’yi köle sandıklarından kendisine Muttalib’in kölesi sandıklarından O’na Abdulmuttalip demişler ve adı Abdulmuttalip olarak kalmıştır.

Peygamberimizin Soyu : dedesi Abdulmuttalip

Amcası ölene kadar O’nun himayesinde kalan Abdulmuttalip “babanın yerine sen layıksın” denilerek reislik amcası tarafından kendisine verilmiştir.

Peygamberimizin dedesi olan Apdulmuttalip; inançlı, adaletli, yüksek bir karaktere sahip, iyi kalpli ve halkı tarafından sevilip sayılan örnek bir liderdir. Hatta öylesine cömert bir yapıya sahipti ki kendisine ikinci İbrâhim denirdi.

Ömrünün sonuna doğru puta tapmayı ve içki içmeyi terk etmiş. Kâbe’nin çıplak tavaf edilmesini de yasaklamıştı. Tek Allah ve Ahiret hayatına inanan Abdulmuttalip, bazen Hira mağarasına çekilip, zamanını ibadetle geçirirdi.

Cürhümlüler’in Mekke’den kaçarken Zemzem kuyusunu kapattığını söylemiştik. Yeri bilinmeyen Zemzem kuyusunun yerini Yüce Allah rüyasında Abdulmuttalip’e göstermiş ve tekrar açması söylenmişti rüyasında.

Oğlu Haris ile rüyada belirtilen yere gidip kazdıklarında, Zemzem suyu fışkırmıştı kuyudan. Aynı zamanda kazdıkları yerden; kılıçlar, zırhlar, ve iki tane de altından yapılmış geyik çıkmıştı.

Kuyuyu kendi mülkiyetine geçirmek isteyen Abdulmuttalip,e Kureyş’liler ataları İsmai’in çeşmesi diterek ortak olmak istedilerse de büyük münakaşalardan sonra mülkiyeti üzerine almıştı.

Kureyş’lilerin baskıları karşısında zorlanan Abdulmuttalip 10 oğlu olduğu takdirde birisini Kâbe’nin yanında kurban edeceğine dair adakta bulunmuştu. Duası kabul edilen Abdulmuttalip’in 10 erkek oğlu oldu.

Zamanla çocuklar büyüyünce yine gördüğü bir rüya üzerine adağını yerine getirmek istedi. Fakat hangi oğlunu kurban edeceği konusunda kararsız kalınca kur’a çekerek bunu belirlemek istedi.

İki kurbanlığın oğlu

Kur’a da Abdullah çıkınca Abdullah’ın yerine yine kur’a da çıkan 100 deveyi kurban etti. Zaten o yüzdendir ki Hakim’den rivayet olunan bir hadisi şeriflerinde Peygamber efendimiz; İsmail Aleyhisselam ile babası Abdulah’ı kast ederek;

“Ben iki kurbanlığın oğluyum.” Diye buyurmuşlardır. Abdulmuttalip 82 yaşında ölünce büyük dedesi Kusayy’ın yanına gömülmüştür. O’nun ölümü ile Mekke halkı günlerce yas tutmuş ve ağıtlar yakmıştır.

Peygamberimizin Soyu : babası Abdullah

Peygamber efendimizin babası Abdullah gerek kardeşleri ve gerekse de akranları arasında sevilip sayılan bir kişiliğe sahipti. Daha da garibi Peygamberimizin güzelliği onun yüzüne yansımış, diğer gençlerde olmayan bir güzellik ve çekiciliğe sahipti.

O devrin zenginlerinden olan Kuteyle adında bir bayan O’nu görür görmez aşık oldu. Hatta öyle ki; “Gel biraz da olsa yanımda kal, benimle konuş, bunun karşılığında senin için kurban edilen 100 deveyi sana hediye edeyim.” Diyecek kadar ileri gittiysede, Abdullah “Ben harama yaklaşmam.” Diyerek bu teklifi kabul etmemiştir.

Ne gariptir ki o güne kadar Abdullah için onca bayan evlenmek istemelerine rağmen, Abdullah tüm teklifleri geri çeviriyordu. Nihayet babası O’nu Âmine ile evlendirdi.

Kureyş kızları Abdullah’ın evlendiğini duyunca üzüntülerinden günlerce yas tutup bunu da açık bir şekilde göstermişlerdir.

Bir gün Abdullah yolda yürürken önceden kendisiyle olması için 100 deve teklif eden kadına rastladı. O güne kadar etrafında pervane gibi dönen kadın O’nun varlığından bile habersiz gibi davranınca Abdullah merak ederek;

“Hayırdır, artık eskisi gibi yaklaşımlarda bulunmuyorsun. Yoksa sen de mi haramdan korkar oldun?” Deyince; “hayır” dedi kadın, “O zamanlar senin alnında beni sana çeken görülmemiş bir nur vardı. Oysa şimdi o nuru göremiyorum.” Dedi.

Gerçekten de Abdullah, Âmine ile evlendikten sonra o nur Abdullah’tan Âmine’ye geçmişti.

Evlendikten bir kaç ay sonra ticaret için Şam’a ve Gazze’ye giden Abdullah dönüşte Medine’de hastalandı. Orda babasının dayılarının yanında bir ay kadar hasta kaldıktan sonra, 25 yaşında iken ölmüştür.

Bir peygamber annesi: Âmine

Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in annesi olan Âmine; gerek soyu, gerek asaleti ve gerekse de mevki bakımından Kureyş kadınlarının en üstünüydü. Babası Vehb bin Abd’i Menaf kızının tahsil ve terbiyesine büyük önem vermiş ve o şekilde yetiştirmişti.

Abdullah’ın vefatından 2 ay sonra Hazreti Muhammed’i Arabistan’ın Hicaz bölgesinde Mekke şehrinin Haşim oğulları mahallesinde, 20 nisan 571 tarihinde pazartesi günü sabaha karşı dünyaya getirdi.

Rivayetlere göre; doğumunda annesi hiç doğum sancısı hissetmemiş, annesinden göbeği kesik ve sünnetli olarak doğmuş, o gece Meccusi’lerin bin yıldır yanan ateşleri sönmüş, İran’daki Save gölünün suları çekilmiş, Kisra’nın sarayından 14 şerefe yıkılmış, ayrıca Kâbe içindeki büyük putların yüzü koyun yere düştükleri görülmüştür.

Abdulmuttalip torununun doğduğunu duyunca, büyük bir sevinç ile yanındakilerle beraber torununu görmeye gitmiş ve torununu kucağına alarak O’na Muhammed ismini vermiştir. Kendisine “Neden atalarından birinin adını vermek yerine Muhammed ismini verdin?” Dediklerinde; 《yerde ve gökte meth edilsin diye bu ismi koyduk.》 Demiştir.

Âmine doğumdan sonra çocuğunu bir süre yanında tutmuş, ardından süt anneye verdiyse de oğlu 4 yaşında iken yine yanına almış ve 2 yıl daha O’nunla beraber kalmıştır.

Âmine dayılarından sayılan Neccar oğulları ve eşi Abdullah’ın mezarlarını ziyaret etmek için hizmetçisini de yanına alarak Medine’ye gitmiş, orda bir ay kaldıktan sonra dönerlerken Ebva denilen yerde bir anda hastalanarak orada vefat etmiş ve oraya defn edilmiştir.

Âmine’nin ölmeden önce söyledikleri çok manidardır. “Her yaşayan ölür, her yeni eskir, her çok azalır, her büyük fena bulur. Evet, ben de öleceğim, fakat sonsuza kadar anılacağım. Çünkü arkamda hayırlı bir halef bırakıyorum.”

Ve sonuç

Değerli Radyosen Ailesinin birbirinden güzel insanları; bu gün de peygamberimizin soyu konusuna değinerek yüzeysel de olsa Efendimizin ecdadına bir bakmış ve bilgilerimizi tazelemiş olduk.

Gayret bizden takdir Allah’tan diyerek faydalı olacağına inanıyor, bir başka sohbette bulunmak üzere dualarınızda unutmamanız dileği ile hoş ve hoşça kalınız.

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.