şiir sayfamız siz değerli dostlarımıza en güzel şiirler ile hizmet için açılmıştır.

Şiir

   Şiir SeN ve yine Şiir

    DÖN NE OLURSUN

bir sonbahar sonuydu seninle ilk tanışmamız
ve…. belki de ilk tatmıştım o anlatılmaz duyguyu
Aşk mı demiştim önce…Aşk mı? ama hayır olamazdı
olamazdı çünkü kurudu demiştim aşk kaynağımın suyu

sevmiştim ben o gözleri ister yeşil, ister ela ,isterse simsiyah olsun.
Hele ki çağrıları yok muydu aşkın… hani o anlatılmaz çağrıları
güzel bir macera olduğunu haykırırcasına yüreğimin derinliklerine
öpüşmenin, dokunmanın ve sarılmanın hazlarını anlatan

ben ne geceler yaşadım bilir misin seninle ama sensiz?
ne duygular yaşadım bilir misin kalbimde on yedinci yüzyıl misali?
pırıl pırıl parlayan yıldızlara baktım içimdeki o ışıl…..ışıl
ve daha iyi anladım belki de Ferhat’ı, Kerem’i Yunus ile Mecnun’u

içtiğim sigaramın dumanından yansıyan gözlerin
içime çektiğim havada ise senin o ılık nefesin var sanki
Dudaklarım susuzluktan çatlamış toprak gibi adını anmaktan
Kalbim ise senin adınla atıyor bak…. Sevdam…sevdam diye

işte yine bir gece ve ben uykusuz
seni arıyorum senin olmadığın karanlıklarda
derin nefesler ziftlenirken yaktığım sigaramdan
Aklımda sen, dilimde sen, her şeyde sen… bir tek sen

özlemin cehennem ateşi ile yakıyor yüreğimi
yelkeni parçalanmış sal gibiyim okyanuslarda yapayalnız
sol yanımda acılar hakim yanaklarımda dinmeyen yağmurlar
paramparça yüreğimde yokluğuna bulanır gözyaşlarım

Solmaya başlayan bir şiir olma

solmaya mahkum bir çınara döndüm ; köklerim yorgun
güneşin kavurucu sıcağı sevgindir köklerimi kurutan
dudaklarımdaki çatlakları dolduruyor gözlerimden akan sen
hasretin avucuna almış beni ecel ise bir adım önde

o güzel gözlerinde kaybolmuşum gecenin bir karanlığında
sonbahar olmuş hayatım; ben ise sararan yaprak
koca İstanbul dağ olmuş üstüme çöküp keserken nefesimi
dökülüyor hazan yağmurları sararıp solan yanaklarımdan

dön diye haykıran feryadım kaybolur gecenin karanlığında
hıçkırıklar birer sessiz türkü gibi düğümlenirken boğazımda
gözyaşlarımla adını yazıyorum inan görebildiğim her yıldıza
duy artık feryadımı ve dön bana ne olursun

büyük patlamalar olur yüreğimde rüzgarın her fısıltısında
sen sanır ve sen gelirsin gözlerimin önüne o eşsiz güzelliğinle
Rakkas misali atmaya başlar yüreğim tarifsiz bir neşe ile
ey benim yeşil yoncadan nazlı maralım ne zaman gerçekleşir hayaller?

ey benim tatlı Gül’üm , hayattaki yaşam kaynağım
ey benim sevdam, hayatım, hayattaki her şeyim….varlığım
dayanmıyor yüreğim yakıyor hasretin beni buram….buram
gelsin sana haykırışlarım kulak ver ve dön bana ne olursun

gözyaşlarım sağanak halini almış yağmur gibi… akıyor içime
ağlamak istedikçe dudaklarımdan sadece senin adın çıkıyor
ey damardaki kanım! gel artık söndür içimdeki hasretini
yokluğun kor olmuş içimde dön artık bana dön
ne olursun …..Dön

    Bir siir daha  GONCA GÜL

AÇMAMIŞ GONCA GÜL’DÜ,BOYNU BÜKÜK ,VİRANE
BİR BAŞINA YAŞIYORKEN UMUTSUZCA HAYATI
GİDECEĞİM DİYORDU İSYAN EDİP KADERE
BİR BAŞINA YAŞIYORKEN UMUTSUZCA HAYATI.

ÇOK ÇEKMİŞTİ HAYATTAN,HER HALİNDEN BELLİYDİ
BELKİDE ÇOK AZ GÜLMÜŞTÜ. UNUTMUŞTU GÜLMEYİ
UZANACAK BİR ELDİ TATLI BİR SÖZ TEK İSTEĞİ
BİR BAŞINA YAŞIYORKEN UMUTSUZCA HAYATI.

ADI AYŞE,ADI FATMA,ADI BETÜL YADA ARZU
NE ÖNEMİ VARDI SANKİ O SADECE BİR KUL’DU.
YÜZÜNDEKİ TEBESSÜMDEN HERKES MUTLU SANIYORDU.
BİR BAŞINA YAŞIYORKEN UMUTSUZCA HAYATI.

KİMSE BİLMEZ,KİMSE GÖRMEZ;GONCA’NIN ACISINI
ELİ BAĞLI KABULLENMİŞ YAŞADIĞI HAYATI
NASIL BİLİNSİNKİ O HEP GÜLMÜŞ; GİZLEMİŞ ACISINI.
BİR BAŞINA YAŞIYORKEN UMUTSUZCA HAYATI.

        BENİM IÇIMDEKİ ŞİİR 

bu nasıl bir ateştir ki ya Rab! beni böyle kavuran
dert bende, keder bende, Şems yer etmiş içimde
daldan kopan yaprak gibi; rüzgarlarda savrulan
bora bende, yel bende; güç kalmamış şu bedenimde

sağanak bir yağmur olmuş; ağustos sıcağında
gözlerimden akar yaşlar dönerken yatağımda
dert ortağı arıyorum; dünyanın dört bir yanında
hamd bende, şükür bende; Yunus yaşar içimde

gece gündüz arıyorum; mutluluktan bir parçacık
hani bazen diyorum ki: umut yok mu azıcık?
razıyım bir parça olsun; geçen her ana yazık
umut bende, hayal bende; isyan yok hiç dilimde

bende insanım ya hu! yok mu beni anlayan?
gece gündüz yüreğimde bir ateş vardır yanan
umudum sensin ya Rab! senden başka yok derman
alev bende, kor bende; söndüremez hiç kimse

zalim olmuş en yakınım; kimse görmüyor beni
güleç yüzüm saklamıyor; kor olmuş yüreğimi
bilmiyorlar feryatlarım kahkahalarda gizli
Yusuf bende, Eyüp bende; Adem benim içimde

        Şiir ve SeN

SeN..
SeN benim hayatımın en derin iziydin silinmeyecek olan
SeN benim özümdün benle bitecek olan
SeN hayatımın anlamıydın yaşadıkça fark edilen
SeN yalnızlığıma da ilaçtın her derdime derman olan

SeN yaşam iksirimdin yokluğunda fark edilen
SeN ümidimdin beni hayata bağlayan
SeN bitmeyecek şarkımdın sözleri sende olan
SeN aşımsın, suyumdun, havamdın ihtiyacım olan

SeN davamdın uğrunda savaş verilen
SeN yolda yürürken çaldığım ıslığımdın dudaklarımdan süzülen
SeN hayallerimdin gökkuşağından daha renkli olan
SeN gözyaşımdın yanaklarımdan süzülen

SeN dünyaya haykırışımdın sırrı bende olan
SeN sevincimdin sebebi sen olan
SeN aşkımdın gerçek sevgiliye duyulan
SeN hasretimdin gidişine dayanılmayan

SeN kimi zaman Şirindin dağları deldiren
SeN kimi zaman Leyla’ydın mecnunu delirten
SeN bir şairin mısrasıydın yazdıkça tükenmeyen
SeN bir yazarın kalemiydin ona ilham veren

SeN rıhtımda sallanan bir mendildin gidenlerin ardından
SeN rüyamdın her uyuduğumda
SeN günümdün her uyandığımda
SeN içimi ısıtan bir yorgandın her örttüğümde

SeN yağmurdun ruhumu ıslatan
SeN hüznümdün…
SeN ihanet ettiğim değil ihanet edenimdin
SeN Bırakıp gittiğim değil ardını dönüp gidenimdin

Kısaca SeN hayatımdın
Varlık sebebimdin
Canımdın cananımdın.
Ve Azrail olup canımı alanımdın
SeN…..

 Şiir FETTAN GÖZLERİN’de

içimde ne güzel hayaller vardı,
Dünya kar, kış olsa da gönlüm bahardı
sana olan aşkıma her kes inandı
bir sen inanmadın bana; bir de fettan gözlerin.

sevgi ile taşan yüreğimi serdim yoluna
yemin ile dört kitaba, yemin Allah’a
acıyorum inan ki senle geçen anlara
bir sen anlamadın beni; bir de fettan gözlerin.

belki şimdi sensizim; ama mutluyum
def olup çık hayatımdan; varsa gururun
sakın çıkma karşıma varsa gururun
bir sen acımadın bana; bir de fettan gözlerin.

zehir ettin seninle geçen her anı
unuturum seninle geçen zamanı
sensiz yaşayacağım artık kalan hayatı
dedim inanmadın bana; bir de fettan gözlerin.

bitti artık bitti… hiç heveslenme
geri dönerim diye, boşa bekleme
kutsal bildiğim bu aşk senin neyine
bir sen güldün aşkıma; bir de fettan gözlerin.

          BİR GARİP bir  Şiir

GÖNÜL GÖRDÜM GÜLDEN GÜZEL SANKİ GÜL BAHÇESİDİR.
YÜZÜ SOLGUN,KALB KEDERLİ;BİLMEMKİ DERDİ NEDİR?
DERDİN SAKLAR, GÜLEÇ YÜZLÜ;GÖREN DER:NEŞELİDİR.
DEDİM SÖYLE ADIN NEDİR? ”BİR GARİB KUL’UM”DEDİ.

ADIN YOKTUR CANDAN CANSIN.NASIL ANLATSAM BİLMEM.
GÖNLÜN GAMLI,TATLI SÖZLÜ, KANATSIZ BİR MELEKSİN SEN
O DERTLERİN RAHAT VERMEZ;AH! BİR DERDİNİ BİLSEM
DEDİM HELE BİR TEBESSÜM ET ”O BANA YABANCI” DEDİ.

GECELERİ SARILDIĞIN,DOST BİLDİĞİN BİR YASTIKTIR.
UYANIRKEN SABAHLARI YAŞADIĞIN HEP ACIDIR.
UMUT BİTMİŞ YÜREĞİNDE KALAN BİR TEK YARANDIR.
DEDİM SÖYLE ACIN NEDİR?”CANIM YAKIYOR”DEDİ.

BİR AN SANDIM AŞK ACISI BEN NEREDEN BİLEYİM,
DEDİM ANLAT CANIM FEDA; O YOLUNDA ÖLEYİM.
DEDİ ”HAYAT VİRAN ETMİŞ. DAHA BEN NE DİYEYİM?”
DEDİM SÖYLE DERDİN NEDİR? ”O ÇOK BÜYÜK DERT”DEDİ.

DEDİM SILA HASRETİ Mİ İÇİNDEKİ BU ÖZLEM?
DEDİ”GİZLİ BİR YARA BU KİMSELERE DİYEMEM.”
DEDİM ANLAT HELE BANA YOKSA YARDIM EDEMEM.
DALDI GÖZÜ”BIRAK DEDİ YOKSA BEN HİÇ GÜLEMEM.”

Şiir ve AKLIMDA SEN VARSIN YİNE

sevmiş bulundum bir kere sensin en büyük derdim
hazan gelmiş, düşer yaprak, o yapraklar hep benim
kuşlar göçmüş her yer sessiz bir ben kaldım bir resmin
efkarlıyım, gönlüm gamlı; aklımda sen varsın yine.

saatlerden haberim yok gözümden sen akarsın
gece gündüz hayalimde aklımdan hiç çıkmazsın
varlığınla mutluluksun yokluğunla yakarsın
efkarlıyım, gönlüm gamlı; aklımda sen varsın yine.

aşkın almış benden beni hemde nasıl bir bilsen
inan seni seviyorum hemde can-ı gönülden
herkes unut dese bile atamam ki kalbimden
efkarlıyım, gönlüm gamlı; aklımda sen varsın yine.

yeter artık çektirdiğin bir kurşun sık kalbime
gözüm açık gitsem bile ardımdan sen üzülme
ben kimim ki seni sevdim? sevmek benim neyime?
efkarlıyım, gönlüm gamlı; aklımda sen varsın yine.

Şiir derken  İŞTE GİDİYORSUN

işte gidiyorsun beni yalnızlığın kollarına atarak
işte gidiyorsun bilmediğin sevmediğin birinin kollarına
git bakalım sarı papatyam git! git bakalım o seni mutlu edebilecek mi ben gibi
ya da verebilecek mi benim sana verebildiğim candan sevgiyi
ya da verebilecek mi benim sana verdiğim değeri?

hatırlar mısın beraber uyuduğumuz geceleri; ya da hatırlar mısın sana sevgi dolu sözlerimi?
hani sıcak nefesin ve kadife sesinle uyandığım sabahları
ve her fırsatta sesini duymak için açtığım telefonları
herkes benim gibi değil sevgili herkes kaybolamaz benim gibi gözlerinde.

hani seni seviyorum dediğimde bu kaçıncı derdin ben yine seni seviyorum derdim
ne kadar derdin ne kadar seviyorsun? yirmi dokuz harf yetmez sana olan sevgimi anlatmaya derdim
gözlerim dolardı nedensiz sonra anlardım ki anlatamadığım içinmiş sana olan tutkumu
ama işte gidiyorsun beni yalnızlığın kollarına atarak…. işte gidiyorsun.

hatırlar mısın en çok uykuda konuşurdum seninle sen uyurdun ben sorardım
beni seviyor musun dediğimde hı hım demelerini özledim ne kadar derdim çok derdin
bu mu sevgin bu mu sevdan bu mu aşkın! ve bu mu bana olan bağlılığın
bu kadar mı basitti yaşadıklarımız? bu kadar değersizdim o deniz gözlerinde?

yokluğun karabasan olup boğuyor uykularımda
yalnızlığın bin bir hikayeyi fısıldarken kulağıma
her yerde sen varsın o güzel gözlerin sarı başaktan dalgalı saçların
o billur sesinle söylediğin şiirler kaplamış seni anlatıyor bana.

Leyla ile Mecnun vardı bir de SeN diye bir şiir 

leyla ile mecnun vardı rüyalarımda sen leyla oluyordun ben mecnun
Bazen şirin oluyordun ben uğruna dağlar delen Ferhat
sonra uyanıveriyorum o rüyamdan bir eksik var gibi
bir değil güzelim çok eksik var o hikayelerde
adın yok adım yok sen yoksun ben yokum o hikayelerde.

sessizden bir müzik çalınır kulaklarımda
beni davet edercesine yalnızlığa
görmek mi istiyorsun sevgilim kalbime bak kendini orda göreceksin
gökkuşaklarında sakladım seni isimlerde sakladım aslılarda sedeflerde
Vehbilerde sakladım güzelliğini yüreğimde sakladım aşkını
gözlerimde sakladım gözlerinin rengini içimde sakladım seni
beni ise kalbinde sakladım senden başkası göremesin diye.

ama gidiyorsun işte gidiyorsun umursamadan dönüp bakmadan arkana
seni nasıl sevdiğimi bilmeden senin için yandığımı görmeden gidiyorsun işte
ne Leylanım ne de şirinim dercesine bırakıp çöllerin sıcağında gidiyorsun işte
git bakalım sarı papatyam git! git bakalım başkaları mutlu edebilecek mi ben gibi.

çek silahı daya alnıma titrersem namerdim! çek silahı ve bas tetiğe
artık benden pes sevgili. kes ayrılık biletimi ve bas tetiğe bitsin bu iş
nasılsa gidiyorsun… arkandan ağlayan bir çift göz yıkılan bir çınar bırakarak.
nasılsa gidiyorsun arkanda paramparça bir yürek umutsuz bir hayat bırakarak.

    Yine Şiir ve içimdeki SeN

Bir hayalsin belki de şu hayatta hiç kavuşamayacağım.
Ya da bitmesini hiç istemediğim bir rüyadayım.
Varlığınla yakıp, yokluğunla kavuran bir ateşsin… insafsızca.
Sevginle hayata bağlayan kansın; damarlarımda dolaşan sessizce.

yıllar sonra karşıma çıkan bir hayal misin yoksa asla kavuşamayacağım hasret mi?
yaz olup kavuruyorsun sonra güz olup solduruyor ve kış olup viran ediyorsun
kalbimden çekip atmak istedim kaç kez, her defasında yüreğimi çektin bedenimden
kimdin sen, nesin sen; bilmiyorum. neyimsin ki bağlandım sana ölesiye?.

uzaklara dalıp, boşluklarda ararken seni gözlerim
kalbim; ebedi uykusuna yatmış ölü gibi… suskun
tatlı bir meltem eser; tenimi okşarcasına; sanki nefesin
bulutlar yüz şeklini almış gülümserken bana.

soğuk bir şubatın ayazı ile titriyor bedenim yine
hasretin; cehennemin kor ateşi gibi kavururken yüreğimi
içimdeki yangını söndürsün diye, akarken gözyaşlarım içime
hayatım dipsiz bir kuyu gibi şimdi; soğuk, sessiz ve kapkaranlık.

sen gündüzü içinde sakladığın geceydin; en tatlı rüyamdın beklediğim
bir anım geçmiyordu sensiz. Mutluydum seninle, olmadığında yapayalnızdım
yeşerten baharımdın sen benim; umudumdun, umutsuzluğum ve kışımdın öldüren
yine sensizliğin bir gecesiydi ağladığım ve gözlerimden sen akıyordun.

en güzel anılardı seninle yaşadığım anlar
seninle yaşayan kalbimdi beni yaşatan
ve beni ben yapan sevgindir hayata bağlayan
ağlamıyorum sevgili mutluluk gözyaşlarıdır yanağımdan süzülen.

Ve Gittin.!! Çünkü şiir bitti

hani çekip gideceğim diyorsun ya beni bırakıp yalnızlığa
işte o an kuğular en güzel nağmeleri gömüyor içlerine
bülbüller bile bırakıyor şakımayı dünyayı saran bir matem
işte o an ben uçurumun kenarında ölümü bekleyen mahkum.

SeN piyanonun tuşlarına dokunmak gibisin benim için
tenin ise satenden bir ipektir tenimde gezinen
gideceksen git!! git hadi!! bırak beni sensizliğin çukurlarında!!
ama sana yemin ediyorum dört kitabın üstüne! dönmeyeceğini bile bile dur bile demeyeceğim artık sana!!

yine sensizliğin bir gecesiydi ağladığım ve gözlerimden sen akıyordun
gözlerim karanlık bir hücrede ışık arar gibi seni arıyordu… umutsuzca
yüreğim prangalara vurulmuş mahkumun acılarını yaşıyorken derinden
ümitlerim ise dibi olmayan bir kuyudaki taş gibi çaresizdi artık
yine sensizliğin bir gecesiydi ağladığım ve gözlerimden sen akıyordun

tek isteğim; kuğuların nağmeleri ile sevdiğimi fısıldamaktı sana
ya da bülbüller gibi haykırmak istiyordum sana olan aşkımı
sana feryat değil! sana olan aşkın isyanıdır bu satırlarım sarı papatyam
ya al koynunda sakla bir ömür boyu… ya da yüzüme fırlat sana yazılan bu dizeleri

nasıl anlatsam bilmem ki içimdeki aşk denilen SeN’İ
hem çaremsin hem çaresizliğim; kimselere anlatamadığım
haykırmak isteyip de; çıkmayan feryadımsın sen. içime haps ettiğim
o yüzden ne olur bırak! içimde kalsın. adı sen olan….ama senden bile sakladığım ….. sen

 

Umursar mı Hiç bir şiir?

Akşam olmuş güneş batmış, karanlıkta şimdi her yer.
Karanlığı yaşamayan, güneş bunu umursar mı?
Aşk acısı yaşayanlar, nedense hep kara giyer.
Sevgi nedir bilmeyen kalp, bilmem bunu umursar mı?

Mecnun bir tek Leyla için, vurdu kendini çöllere.
Çöl sıcağı yaşamayan, Leyla bunu umursar mı?
Dağa kafa tutan Ferhat, dağları getirir dize.
Boyun eğen koca dağlar, Şirin’i hiç umursar mı?

Aslı der ki: bende yandım. neden kimse beni görmez?
Yürekleri taş bağlamış, insan bunu umursar mı?
Kalp acısı tatmış bir kez, Elif’inden ayrı kalmaz.
Bir ben vardır ben içinde diyen, yunus umursar mı?

Karacaoğlan elde sazı, gezdi bakın diyar; diyar.
Aşkı bilen sazın teli, gece gündüz durmaz; ağlar.
Be hey Allah Kitap bilmez! boşa mıdır bu ağıtlar?
Kul aşkını yaşamayan, hiç Allah’ı umursar mı?

Gidiyorum bilinmeze

Sarı başak saçlarında,
Gül teninde , yanağında,
Gidiyorum bilinmeze.

Adı aşksa şu bendeki,
Yanmak buysa tenimdeki,
Her anımda düşümdeki,
Gidiyorum bilinmeze.

Ne Şirin’i ne Aslı’sı,
Ne Elif’i ne Leyla’sı,
O adındır yakılası, Gidiyorum bilinmeze.

Güneş inan böyle yakmaz,
Anlatsam seni aşk inanmaz,
Yaşamayan hiç anlamaz,
Gidiyorum bilinmeze.

Bağrımdaki ateş misin?
Gökte yakan güneş misin?
Melek misin bilmem nesin?
Gidiyorum bilinmeze.

Deli gönlüm vurgun sana,
Aç kolların yanaş bana,
Hem sürüne hem yıkıla,
Gidiyorum bilinmeze.

Korkmadım

korkmadım hiç bir zaman seni sevmekten, tek korkum varsa o da benden ayrılman. Korkmadım ben ölmekten, tek korkum varsa o da beni unutman.

Çekip gitmekse aşktan anladığın hadi çekip git hiç durmadan.
Ama yine de gittiğinde ardından bakacak kadar çok seviyorum ben SeN’i.

Bırak kainat kıskansın seni diyebilecek kadar sevdim SeN’i.
Ben seni sevdim ya varsın sevmesende SeN beni.
Benim sevgim ikimize de yetecek kadar büyük bir sevgi.
Ama yinede senden ayrılacak kadar çok seviyorum ben SeN’i.

SeN’inle başlamadı belki; ama SeN’inle atmaya devam ediyor adınla atan kalbim.
Kimse giremez dediğim kalbime girdin adını kazıdın oraya.

Sevgini ektin; aşkın yeşerdi kalbimde ve damarlarımda dolaştın sessizce.
Her şeye rağmen SeN’i seviyorum diyebilecek kadar bağladın kendine.

Bir SeN varsın şimdi benim içimde; benim içimde bir SeN varsın artık.
Al götür yüreğimi sakla yüreğinde, gösterme hiç kimseye! Ya da hiç kimselere.
Zincirlere vur, prangalara mahkum et zindanım olsun yüreğin.
Hep yanında olayım, hep yanımda ol, doğan güneşim ol her sabah.

Korkmadım…

Her sabah özleminle uyanıyorum özlüyorum sadece.
Ve özledikçe daha çok seviyorum SeN’i.
Gözlerinin mavisi karışıyor gecelerin karanlığına.
Sanki kaçarcasına kayıyorken ellerin avuçlarımda,
Ben ise o gözlerde çaresiz mahkumum şimdi.

Susuyor, konuşmuyor hiç dilim, sanki dut yemiş bülbülüm şimdi.
Yokluğunun acısı gönlümde ateşten bir kor, kavururken bedenimi. 

Tutuşsun bedenim, yansın; kül olsun yeter ki dökülmesin gözlerinden akan bir damla yaş. 
Koca çınar dediğim ben çürüyorum Sedef’im….ben çürürken söyle bana neredesin?

Acılarımın sonu namludan çıkacak mermiye değil; dudaklarından çıkacak bir cümleye bağlı.
Ya gel diyerek hayata bağla beni ya da git diyerek öldür.

Boyun bükmüş goncalar aşkımı görünce açmaz olmuş bir tek gül. 
Mutlu değilsen git diyebilecek kadar çok seviyorum SeN’i.

Hem yanımdasın hemde yıldızlar kadar uzak bana.
Doğan güneşimsin SeN, hayattaki tek amacım.
Hem suyumsun hemde aşım, geceleri parlayan şimal yıldızım.
Yalansız, hatasız, karşılıksız ve saf bir sevgiyle sevebilecek kadar sevdim SeN’i.

Tut ki hiç yazmadım bu satırları ve hiç görmedin yazdıklarımı.
Hatta yaşamadın yaşadıklarımı ya da ….ya da hiç olmadın hayatımda. Doğan güneşe ne diyeceksin peki, parlayan yıldızlara?
Nasıl anlatacaksın yakamozları o parlak ay ışığında?
Ve nasıl gizleyeceksin içinde sakladığın beni?
Ben içinde saklı iken bile SeN’i seviyorum diyebilecek kadar sevdim SeN’i be… Sevdim 

Ey insan

Ey insan; iki şeyi asla unutma ! Allah’ı ve Ölümü. Unutma ki! Ölüm yaptıklarını, Allah ise hesabını soracaktır!
Ve unutma ki! yerin üstü olduğu gibi yerin altı da vardır. Unutma ki bu gün üstünde gezdiğin toprağın; 
Altına gireceksin yarın. Unutma ki yarın da SeN’in üstünde yürüyecekler…

Ey insan; Ağaran sabahın Rab’ına sığınmak varken Şeytanın fitnesine sığınmak, Onur varken gurura sarılmak ve Ahlak dururken egolarına tapınmak Sen’i imanlı yapmaz… Tıpkı… Tıpkı Aşka ibadet dururken ihanete secde edilmeyeceği gibi…

Unutma! Atı kıskandıracağım diye eşeğe binersen bu senin de eşeğin de itibarını arttırmaz.
Ve unutma! eşeğe binmekle atın değil kendi itibarını ayaklar altına alırsın.

Yalan söylemek çok kolaydır; etrafında kim varsa inandırırsın, Hatta kendi söylediğin yalana bir zaman sonra SeN bile inanırsın. Peki Ey İnsan! kendin bile inandığın yalana Allah’ı Nasıl inandıracaksın?

Denir ki herkes kendi ihtiyacı olana kadeh kaldırırmış. Ben hep mutluluğa diye kadeh kaldırırken SeN neden hep şerefe kadeh kaldırdın? Hadi benim mutluluğa ihtiyacım vardı ya Sen?
SeN’in şerefe mi ihtiyacın vardı da hep şerefe diyerek kaldırdın kadehini?

Ey insan sakın….

Sakın!! ama sakın şerefi küçümseme.! Unutma! kaybettiğin her şeyi bir şekilde geri kazanabilirsin!
Kaybettiğin paranı, evini, arabanı, hatta dost ve arkadaşını. Ama iki şeyi asla geri getiremezsin;
Geçen zamanı ve o zaman içinde kaybettiğin şerefini.

Sakın!  kimseyi yalan dolan ile kazanmaya çalışma!
Çünkü… kazandığını sandığın şey gece karanlığında buz üstüne yazılan yazı gibidir. Sabahın ilk ışıkları ile erimeye başlar ve gün ortasında baktığında ortada hiç bir şey kalmadığını görürsün.

Diyorsun ki ; yaşadığın onca şeye rağmen yaptığım onca şeye rağmen nasıl hala ayaktasın?
Diyorum ki :Rüzgar ekip fırtına biçenlerin ve bana haksızlık edenlerin pişman olduklarını
görmek için ayaktayım.

Ayaktayım çünkü….

Her ahımızda Allahtan gelen azabı unutarak bize köpek muamelesi yapmayı büyüklük görenlerin inlemelerini duymak için ayaktayım.
Ayaktayım. çünkü… ”Benim yokluğumda gülemez” diyenlerin Gülüyor gibi görünmek için yaptıkları soytarılıklara gülmek için ayaktayım.

Ayaktayım. çünkü…
Bize iftiralar edip arkamızdan ihanetleri maharet sayanların o iftira ve ihanetlerin altında zildiklerini görüp üstlerinden silindir gibi geçmek için ayaktayım.

Ayaktayım. çünkü…!
Bukalemun gibi renk değiştirdikleri halde kişiliklerini bir türlü değiştirmeyi beceremeyenlerin, Farklı simler alıp, Farklı elbiseler giyip, yüzlerine sürdükleri sahte makyajlar ile güzelleştiklerini sananların gerçek kişilik ve yüzlerini ortaya çıkarmak için ayaktayım.

Ayaktayım. çünkü…!
Deve kuşu gibi başını kuma gömüp saklandığını sananların ortada kalan kokuşmuş bedenlerini tekmeler atarak
hak ettiklerini hak edene vermek için ayaktayım.

Ayaktayım. çünkü…!
Ben ayakta kalmayı hak edecek kadar onurlu dürüst ve büyük bir haysiyete sahibim
Ayaktayım. çünkü;

Ben hiç bir zaman hiç bir yerde başımı öne eğecek bir şerefsizliğe kadeh kaldıracak kadar alçalmadım.

Ayaktayım. çünkü…!
Biliyorum ki alnım açık.
Ayaktayım. çünkü…!
Ben her gittiği yerde sevgimin peşinden gidecek kadar sevgime ve kendime saygı duydum
Ya SeN?… SeN Neredesin Ey insan SeN Nerdesin?!!!!

Kalbimde yok artık yerin

Bir küçücük yürektim kendi hayal dünyamda.
Nasıl girdin bilmedim o mutlu hayatıma. Sonra da çekip gittin bırakıp yalnızlığa. Geri dönme istemem kalbimde yok artık yerin
.

Be Allahsız!, be kitapsız! ne istedin sevgimden?
Cehennem ol çek git artık! kimsesiz yüreğimden!
İsyan ettim herşeye! bir tek SeN’in yüzünden. Geri dönme istemem kalbimde yok artık yerin
.

Neler çektim bir bilsen terk ettiğinden beri… 
Ben artık ben değilim, oldum garip serseri. Söküp attım kalbimden, SeN’in sahte sevgini.
Geri dönme istemem kalbimde yok artık yerin
.

Dost kalalım diyorsun hala hiç utanmadan… Hiç mi utanmıyorsun bana yaşattıklarından? Def olup çek git artık; yok ol benim dünyamdan.
Geri dönme istemem kalbimde yok artık yerin

Olur musun?

Yüreğine kurban olsam bastığın toprak olsam. Küçücük bir zerre olsam yüreğinde dolansam. O aşkından ateş olup gece gündüz hep yansam. Yunus olsam dergahında SeN Elif’im olur musun?

Kimsesizim şu dünyada sana gönül bağlayan. Ozan olsam mısralarda hep SeN’i sayıklasam. Elde kazma dilde ismin hep dağlarda dolansam. Ferhat olsam yüreğinde SeN şirin’im olur musun?

Güzel yüzün hep aklımda bir seni sayıklarım. Gördüğüm her canlıdan inan SeN’i sorarım. İste benden senin için çölleri dolanırım. Mecnun olsam ben aşkından SeN’de Leyla’m olur musun?

Ne bileyim

Bir Gariban Dilenciyim Muhtac SeN’in Sevgine. Gül Dikeni Yarasıdır Yer Etmiştir Kalbimde. Bu Ne Acı Sevdadır Ki Tek Ilaç Var O Da Sende. Seviyorum Demedin Ki Sevdiğini Ne Bileyim?

SeN Aldığım Nefesimsin Yaşadığım Her Anımsın. Canımsın SeN Candan öte inan Benim Hayatımsın. Sana Olan şu Sevdamı Söyle Nasıl Anlatayım? Seviyorum Demedin Ki Sevdiğini Ne Bileyim?

Sevda Nedir Dense Idi Inan Seni Gösterirdim. Öyle Bir Aşk Var Ki Bende Kalbimdesin… Suskun Dilim. Bir Kalbim Var istiyorsan Söküp Yoluna Sereyim. Seviyorum Demedin Ki Sevdiğini Ne Bileyim?

Bu Ne Hazin Mesafedir Iki Tenin Arasında? Bunun Sırrı Dilde Değil Gönüldeki Yaşananda. Sana Diyeceğim Tek şey Gül’üm Anlasan… Anlamasanda. Seviyorum Demedin Ki Sevdiğini Ne Bileyim?

Uzaktayım Deme Bana Içimdesin…. Tüm Kalbimde. Bu Nasıl Bir Acıdır Ki Seven Belli… Sevmeyen De. Herşeyimi Alsan Bile Aşkın Kalır Yüreğimde. Seviyorum Demedin Ki Sevdiğini Ne Bileyim?

Ne gerek?

Biriktikçe birikmiş, derdim dağları aşmış. Sarmış dört bir yanımı sabır taşım çatlamış. Uykusuzdur her gecem akıp durur gözyaşım. Her anım böyle geçer anlatmaya ne gerek?

Doğruluğu hak bildim yaşadım hep yalansız. En yakın can dediklerim zalimmiş… acımasız. Kimsem yok şu dünyada hayatta yapayalnız. Her anım böyle geçer anlatmaya ne gerek?

Dertler yemeğim olmuş gam ise içtiğim su. Yusuf’a dost olmuş ya hani, atıldığı kör kuyu. Yazsam roman dediğim hayatımın hepsi bu. Her anım böyle geçer anlatmaya ne gerek?

Olamazsın

Mutlu olan hayatıma girdin sen; viran ettin. Kerem ettin, ferhat ettin, beni mecnun eyledin. Söylesene be Allahsız; şu garipten ne istedin? Bana adım Elif deme sen Elif’im olmazsın.

Önce girdin yüreğime sonra çıktın apansız. Bir başıma kimsesizim, şimdi ben yapayalnız. Aşk’ın adı Elif dediğin bırakmak mı zamansız? Bana adım Elif deme sen Elif’im olmazsın.

Sözde güneş olacaktın; karanlık hepten yolum. Zehir oldun hayatımda; bense ölüme mahkum. Nefret ettim ben herşeyden; şimdi sen mutlu musun? Bana adım Elif deme sen Elif’im olmazsın.!

Yunus gibi baş koymuştum ben aşkımın uğruna. Kutsal bildim aşkımızı almadım kollarıma. Tek isteğim bir sevgiydi yeminle dört kitaba. Bana adım Elif deme sen Elif’im olmazsın.!

Reva mıydı seven kalbe çektirdiğin bu zulüm? Hani gülüm olacaktın? nbende öten bülbül’ün? Uzak ol! Cehennem ol! Sana denecek son sözüm; Bana adım Elif deme sen Elif’im olamazsın.!

Ne diyeyim?

Görür görmez kaybolmuştum o buğulu gözlerinde. Ölesiye sevdim seni, sevdan hala yüreğimde. İçli çalan şarkı gibi, inan adın hep dilimde. Duymuyorsa kulakların, daha sana ne diyeyim?

Sen rüzgardın bense yaprak; alıp beni sürükledin. Sen Alevdin bense çınar; yaktın beni kül eyledin. Aç gözünü bir daha bak; karşındaki son eserin. Görmüyorsan eserini daha sana ne diyeyim?

Senin için her gün öldüm; ne olurdu bir kez görsen. Uykusuzdur her bir gecem; aklımda SeN, dilimde SeN. Kalbim bile senle atar, bilmem daha ne söylesem?Hala beni sevmiyorsan daha sana ne diyeyim?

Kurbanın olam


Bir gariban gül dalıyım, dalda gül’ü olmayan. Yaprakları keder dolu, gece gündüz ağlayan. Hasretine dayanamam, gel artık! kurban olam. Ey sevgilim sen gideli Güller bile açmıyor
.

Akşam olur, güneş batar, hüznüm dolar geceye. Ne olur bir güneş ol ve doğ şu yüreğime. İçim yanar, dalım kopmuş; söyleyemem kimseye. Güzel gözlüm sen gideli açan Güller kokmuyor.

SeN gideli bülbül suskun; o da artık ötmüyor. Her yanımda sahte aşklar; durmadan çoğalıyor. Hazan olmuş sanki bahar; yapraklar dökülüyor. Bebek yüzlüm sen gideli açan güller soluyor.

Virane

Dertli gönlüm figan eder bulunmaz mı bir rehber? Elim kolum bağlanmışım boşluktadır gözlerim. Bir boşluk ki şu içimde sanki koca alemin; Ecel gelmiş kapımdadır bütün dünya bi haber.

Gelen dertli sonbahardır yüreğimde bir hüzün. Bülbül suskun, güller yasta gülistansa harabe. Gece gündüz hayalimde seni o eşsiz yüzün. Boyun bükmüş gonca güller bense dertli virane

Yazıktır bana güzel şiir

Yaşardım seninle hiç usanmadan, Biter mi bu acım sevdan olmadan? Kül olmaz diyorlar ateş yanmadan. Alev olup kül edersen yazıktır bana.

Seninle yaşamak sanki rüyadır. Saç teline baş koymuşum, canım fedadır. Şu gönlümü harab eden inan sevdandır. Doyamadan gider isem yazıktır bana.

Bir tek anım geçmiyor seni anmadan, Kollarım o beline dolanamadan, O güzel gözlerinde ben yok olmadan, Şu dünyadan göçer isem yazıktır bana.

Hani olur; ölür isem unutur sanma; Bir kaç avuç toprak olur senle aramda. Varsın beden karışsın kara toprağa. Sarılmadan gider isem yazıktır bana.

Adı yoktu bu şiir in

Adı Yoktu; Dönen Dünyası Hazana Takılmış. Sıkıyor Ve Boğuyordu Onu Hayatın Anlamsızlığı.
Bir şarkı Dökülüyordu Dudaklarından Hayata inat.
Bin Feryad Kopuyordu Yüreğinden Mutluluklara inat
.

Yüzündeki Tebessüm Ile Gizlerdi En Derin Acılarını.
Kimselere Ulaşmıyordu Içten Içe Feryadı Figanı.
çaresizce Yanan Bir Kalbi Vardı Herkeslerden Gizlediği.
Adı Yoktu…. Kendi Alevlerin Içinde Yanan Bir Kor.

Sağır Akşamlara Rağmen Dertlerini Haykırıyordu….. Umutsuzca.
Bir şarkı Dökülüyor Sanırdı herkes O Kiraz Gibi Dudaklarından. Kanatlanıp Mutluluğa Uçmaktı Tek Hayali…. Hayallerde Kalan.
Özgürlüğe Susamış Bir Hayatın Esiriydi O Sadece ama Adı Yoktu
.

Esir Düşürülmüş Bir Hayatın Masum Bir Gülüydü O….. Dikensiz.
Adı Ay Geceleri Parlayan Adı Seldi Yüreklerde çağlayan.
Adı Belki De Mehtaptı Ama Ayın Karanlık Yüzü Dönüktü Hep Ona.
Bir De Içine Akıttığı Gözyaşlarındaki Sel Vardı … Ama Adı Yoktu.

Akar durur gözyaşım

Elim kolum bağlanmışım; çaresizim şu dünyada, Yemeğim keder olmuş, içtiğim su gözyaşım. Çare arar dururum hiç kimsem yok yanımda, Elimde bir resmin yok; akar durur göz yaşım.

Halbuki ne hayaller kurar idim seninle, Ayrılmayacaktım asla ettiğim yeminlerde.
Oysa kaldı yeminler geçip giden mazide, Hayallerde kayboldum; tesellimse gözyaşım
.

Göz görmez, kulak duymaz, neden hiç anlamıyorlar?
Yeter artık diyerek teselli ediyorlar.
Feryat figan kar etmez; geri gelmez diyorlar. Kalbimde senin aşkın; akar durur gözyaşım
.

Nerdesin sen, kimlesin? hani verdiğin sözler? Yalan mıydı sevdiğin, çok mu geldi bir haber? Be insafsız, be vicdansız; yalan mıydı Tüm yeminler?
Kalbimde senin acın; akar durur gözyaşım
.

Ben nasıl unuturum? Seni şiir

Öyle bir aşk yaşattın ki anlatsam anlatılmaz. Derdimi yazın desem hiç bir kalem yazamaz. Ağladığım kağıtlar göz yaşımdan okunmaz.
Unut diyorsun hala ben nasıl unuturum?

Teselliyi kağıtla kalemde aratırsın.
Anlatsam dağılır dağlar, şaka sanırsın.
Söylesene ey sevdam sen beni ne sanırsın? Unut diyorsun hala ben nasıl unuturum?

Mecnun Leyla’yı inan böyle sevmedi.
Ferhat bile Şirin’e bir tek dağ deldi.
Dünya var olalı inan, böyle bir aşk görmedi. Unut diyorsun hala ben nasıl unuturum?

Sen De anla be ey şiir

Umut kesilmez diyorlar; çıkmadıkça ruh bedenden.
Yaşıyorum sanıyorsan; şu halime bak da anla. Yandın mı hiç alev alev; yaşadın mı kara sevda?
Sana olan aşkım ile yan bir kere; yan da anla.

Yaşadın mı hiç Mecnun’u? ya da Ferhat’la Kerem’i?
Deli olup dolaştın mı? sokaklarda hiç misali? Hiç durmadan ağlamayı,o uykusuz geceleri? Eğer merak ediyorsan; aç kalbimi bak da anla
.

Hani canımsın sen benim; demiştin ya o gün bana?
Dilim tutulmuştu hani; donup kalmıştım o anda.
Atma sakın hislerimi;atma aşkımı yabana.
Gece gündüz zikretmeyi; şu dilime sor da anla
.

Bırak bitsin bu şiir

Bırak yüreğim kanasın, ağlasın gözlerim; doyasıya.
Sevdan sarmış yüreğimi. yakıp kül etsin…. bırak.
Bırak kurusun ve tutulsun dilim; seni sayıklamaktan.
Kahrolayım sen yok isen, git… ve beni sensiz bırak
.

Bırak kara topraklar sarsın bedenimi, kavuşamayacaksam sana.
Mezar taşıma kim olduğumu yazdırma sakın…. boş bırak.
Bırak dinsin acılarım. selvi ağaçlarına yar et beni.
Senin için öldüğümü unut… ve beni yalnız bırak.

Bırak nasır tutsun parmaklarım, hep adını yazmaktan.
Kör olsun gözlerim. buruşmuş resmine bakmaktan… bırak.
Bırak içime çekeyim ölümü. teninin gül kokusu diye.
Olmadığın dünyada yaşamaktasna; öleyim. beni bırak
.

Herşey SeN’sin herşey şiir

Serin bir yaz akşamında geziyorken bir başıma,
Yolum düştü bir çıkmaza, bilmiyordum sonu sensin.
Bir kerecik gördüm seni, neler geldi şu başıma,
Gönlüme bir ateş düştü, bilemedim yakan sensin
.

Elim kolum bağlanmışım, düşmüşüm çaresiz derde.
Nere baksam hep sen varsın, sen varsın hep gözlerimde.
Hem yerdesin hem göktesin, hayalimde; sen dilimde.
Yaşıyorum sanıyorken; bilemedim hayat sensin
.

Neler çektim bilemezsin; aşk denilen şu acıdan.
Gece gündüz hep ağladım, görmez gözüm; akan yaştan.
Bıkmadın mı be hey dünya? her gün acı yaşatmaktan?
Diye sitem ediyorken; bilemedim acım sensin
.

Cin misin sen, peri misin? kanatsız bir melek misin?
Gece gündüz hep peşimde; can alacak ecel misin?
İyi misin kötü müsün, seni hala çözemedim. Girmişim bir bataklığa, bilemedim çeken sensin.

Bir ad verin bu şiir e

Diyorlar ki mecun düşmüş Leyla için koca çöle,
Bilmiyorlar yaşadığım nesıl bir dert; nasıl çile.
Gönül suskun bülbül gibi; gelmiyor ki bir kez dile.
Adım Mecnun değil ise varın bana bir ad verin
.

Şu bendeki aşk acısı ettiriyor feryat, figan. Hayat zindan olmuş bana, gözlerim hep O’nu arar.
Deli olmuş divaneyim, geziyorum diyar, diyar. Adım yunus değil ise; varın bana bir ad verin
.

Dağlar engel aramızda, kavuşamam biliyorum. Gece gündüz hep duamda; bir tek O’nu diliyorum.
Dilde ismi, elde kazma; boşluklarda geziyorum.
Adım Ferhat değil ise varın bana bir ad verin
.

O’na öyle aşığım ki; bilmiyorum nasıl etsem.
İçmişim ben aşk şarabı; ciğer olmuş kara verem.
Bitecek mi bilmiyorum. bir gün benim dertli çilem.
Adım Kerem değil ise varın bana bir ad verin
.

Vehbi der ki: aşk acısı; ettiriyor feryat, figan.
Göze kara perde iner. hayat olur hepten duman.
Dalıyorum geçmişime; ağlıyorum zaman, zaman.
O ki bende ben değilsem; varın bana bir ad verin
.

Bir Sen yoksun bir de şiir

Bitip tükenmeyen hayallerim var….. özlemlerim.
Bir tek benim olan o; yağmur damlası gözlerin.
Özleminle kavrulan benliğim var, seven bir kalbim.
Unutmak istedikçe tazelenen dönüşün var bir de gidişin.

Senden haber getiren kuşlarım var…. umutlarım.
Mutluluklarım var rüyalardan çaldığım.
Bir sen yoksun isteyipde kavuşamadığım.
Bir de seninle gidip geri dönmeyecek yıllarım.

Eskisi gibi Bir şiir

yine bir bahar geldi gözlerim yaşlı. sevinemedim nedense eskisi gibi.
Kuşlar bile bu bahar nedense yaslı.
Ötmüyorlar sanki eskisi gibi
.

Defterim önümde kalem elimde,
O güzel günlerim tüter gözümde.
Hayattan umudu kesmişcesine,
Yazamıyorum nedense eskisi gibi
.

Buruşmuş tek resmin olmuş tesellim.
Resmine baktıkça yanar yüreğim.
Derdinle tükenen güzel gençliğim,
Geri dönmez artık eskisi gibi
.

Ne yazar? Şiir olmasa

Leşine kul olmuşsun fani dünyanın.
İçine gömülmüşsün yalan, dolanın.
Başlarım sen gibi Hak’ka tapanın.
Her tarafın sarık olsa ne yazar?

Hak ile Hakikatten tam bi habersin.
Akıllı geçinen bir kara cahilsin.
Nefsine kul olmuşsun ya hu hala görmezsin. Her tarafın cübbe olsa ne yazar
?

Kul hakkında gözün; hiç mi doymazsın?
Bu feryadım sanadır anlamaz mısın?
Alim diye geçinme. bir zavallısın.
Her tarafın şalvar olsa ne yazar
?

Sana mı kaldı bunca dert bu kadar elem?
Sağır olmuş dinlemez seni bu nefsi adem. Bilmez ki sonunda giyecek o da bir kefen. Her tarafı beyaz olsa ne yazar?

Haberi yok şiir lerin

Yine bu gün içim hazan; elimde kalem, önümde kağıt.
Gözümden akan yaşlar; dilimde sevdan, içimdeyse bir ağıt.
Güzel yüzün hayalimde sanki gülen bir anıt.
Ben Gülüme hasret kaldım gül bahçemin haberi yok
.

Yazacağım iki satır boğazımda düğüm olmuş. Aynadalardan sorduğum yüz çok kederli hemde solmuş.
İçim sanki bir yanardağ aşkın ile hepten dolmuş.
Ben bir aşka bin can verdim senin ise haberin yok.

Tüm dünyada bulamadım senin gibi güzelini. İlahi bir sevda ile öpse idim nur cemalini. Verir miydin şu aşığa o kimsesiz yüreğini? Bir rüyaya hasret kaldım uykuların haberi yok.

Sen ki eşsiz bir gül; bense garip bülbül’üm. Gülüm soldu diye duysam dayanır mu buna gönlüm?
Sitem değil bu feryadım bilirim ki sonum ölüm.
Ben öüme hasret kaldım. Azrail’in haberi yok
.

SeNinle güzeldi her şiir

Ey benim gelişini, gülüşünü sevdiğim,
Kalan ömrüm diye and içtiğimsin, 
Hayata dair bildigim ve bilmediğim, 
Dünyam inan bir tek SeN’inle güzel

Nevbaharım, dünüm; ve bu günümsün,
Asla çözülmeyecek bu kördüğümümsün,
Manada maddede tek gördüğümsün
İnan ki Hersey sadece SeN’inle güzel.

Ey güzel siirde güzel kafiyem,
En güzel aşka yazilmis güzel hikayem,
Söylüyorum duysun bilsin cümle ve alem,
Sevmek inan ki bir SeN’inle güzel.

SeN benim gözlerinde kaybolduğumsun,
Kalan ömrüm olsan da geç bulduğumsun,
Gönül rızkımsın SeN kurban olduğum,
Bir ömür Yaşamak  SeN’inle güzel. 
 
Yaprağın yeşili, denizin mavisisin,
Yağmurun damlası, her kar tanesisin,
Bilmiyorum seçemedim sen hangisisin,
Mevsimler inan bir tek SeN’inle güzel.

Dayandığım en büyük yüce dağımsın,
Sonum, soluğumsun hep sol yanımdasın,
Sensiz geçen tek günü Mevlam yazmasın 
inan geçen Her günüm SeN’inle güzel.

Tanımıyorum de ey şiir

Bu adam kim diye sorarlar sana,                  Yeni gördüm ben O’nu Tanımıyorum de. Neden Mecnun gibi her gün kapında,    Derlerse de sen O’nu tanımıyorum de.

Madem kalbin kapalı açılmayacaktı,            Sana olan sevdamı anlamayacaktı,                  Bir kere de olsa hiç yanmayacaktı,   Soran olursa beni tanımıyorum de.

Sevdim inan ki seni canımdan fazla,              Her defasında olmaz dedin, nazla niyazla,  Bırakacaksan eğer kuru ayazda,          Beni soran olursa tanımıyorum de.

Bir kerecik aşık oldun mu hiç benim gibi? Masal mıydı gözünde Aslı, Şirin’i?      Dünyalar verseler inan ki değişmem SeN’i, Yine de sevmiyorsan bari tanımıyorum de.

Gözlerin okyanus ben ise sandal,                      Dut yemiş Bülbül’üm dilim ise Lal,       Mademki Sen’inle yaşamak hayal,    Sorarlarsa kim diye tanımıyorum de.

SeN Leyla’sın ben Mecnun aşık yolunda,          SeN Şirin’sin ben Ferhat gezen dağlarda,        SeN Aslı’sın ben Kerem yanan korlarda, İnanmıyorsan bari tanımıyorum de.

Nedir bu çektiğim Ya Rab bu aşk derdinden? Kalbime saplanmış bir hançer, hem de derinden.                                                İnanmıyorsan Gül’üm bana eğer gerçekten,  Sorarlarsa bu kim diye tanımıyorum de