umursar mı

Umursar mı Şiiri Benim sözde değil özde olan bakış açımı anlatmaya çalıştığım duygularımdır. Dilerim okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

umursar mı

umursar mı

Akşam olmuş güneş batmış, karanlıkta şimdi her yer
karanlığı yaşamayan, güneş bunu umursar mı?
Aşk acısı yaşayanlar, nedense hep kara giyer
sevgi nedir bilmeyen kalp, bilmem bunu umursar mı?

mecnun bir tek leyla için, vurdu kendini çöllere
çöl sıcağı yaşamayan, leyla bunu umursar mı?
dağa kafa tutan Ferhat, dağları getirir dize
boyun eğen koca dağlar, Şirin’i hiç umursar mı?

Aslı der ki: bende yandım. neden kimse beni görmez
yürekleri taş bağlamış, insan bunu umursar mı?
kalp acısı tatmış bir kez, Elif’inden ayrı kalmaz
bir ben vardır ben içinde diyen, yunus umursar mı?

Karacaoğlan elde sazı, gezdi bakın diyar; diyar
Aşkı bilen sazın teli, gece gündüz durmaz; ağlar
be hey Allah Kitap bilmez! boşa mıdır bu ağıtlar
Kul aşkını yaşamayan, hiç Allah’ı umursar mı?

Umursar mı dedik giderken bilinmeze

Sarı başak saçlarında
Gül teninde , yanağında
Gidiyorum bilinmeze
Adı aşksa şu bendeki
Yanmak buysa tenimdeki
Her anımda düşümdeki
Gidiyorum bilinmeze
Ne Şirin’i ne aslısı
Ne Elif’ ne Leyla’sı
O adındır yakılası
Gidiyorum bilinmeze
Güneş inan böyle yakmaz
Anlatsam seni aşk inanmaz
Yaşamayan hiç anlamaz
Gidiyorum bilinmeze
Bağrımdaki ateş misin
Gökte yakan güneş misin
Melek misin bilmem nesin
Gidiyorum bilinmeze
Deli gönlüm vurgun sana
Aç kolların yanaş bana
Hem sürüne hem yıkıla
Gidiyorum bilinmeze

Hoşça kal

sus ve dinle..
Sen sevgili …
evet sen…
Bir kez olsun dinle beni izin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım..
izin ver dökeyim… dökeyim tüm karanlıkları; SeN nasılsa yollarsın onları bana sonra

ne olur ama ne olur bir kez olsun sus sus ta konuşayım dinle ve gör ne dediğimi; Gidiyorum..

Evet bak gidiyorum artık. Gidiyorum, hem de sonsuzluğa..
ağır ağır atıyorum adımlarımı; son kez döküp gözyaşlarımı avucuma döküp uzaklaşıyorum senden.
ben giderken içimde bıraktığın öksüz acı çıkmaya çalışıyor tenim yırtılıyor her adım,
bedenim isyan ediyor kalmak istiyor delice sevdan engel oluyor her çarem ömrümün;
Tüm vakitlerini harcamak geçiyor inadina kalmak inadina,,

Sus Sus ve dinle;

Her kış bastıran öksürük gibisin boğazımda…
Her sabah bir kaşık balla geçirmeye çalıştığım ama başaramadığım…
Kuru bir öksürük gibisin hayatımdan bir türlü çıkaramadığım…
Sebepsiz anlarda çıkıp karşıma uyandıran uykumdan bir öksürük gibisin sevdiğim,
Nefes aldırmayan kimi zaman, kimi zaman ağlatan…
Ama hep var olan ve hep kış aylarında karşıma çıkan…

Sen sevgilim…
Sen kış güneşi gibisin canıma…
Tenime asla ısıtmayan…
Sadece kendini gösterip soğuklara esir eden ve hiç yakamayan…

Belki de kendine bile hayrı olmayan…

Bu yüzden gidiyorum sevgili,
Ve izin ver giderken konuşayım son bir kez daha…
Son bir kez haykırayım içimdeki öksüz aşkla sana…

Sus ve dinle…
Biliyor musun sevgili,
Hiçbir şey almıyorum giderken yanıma…
Tüm anıları bırakıyorum sana,
Kaçamak öpüşmelerimizi,
Sarılmaları ve elinin sıcaklığını koyuyorum başının ucuna…
Ve tüm sevmeleri bırakıyorum yamacına…
Bir kendimi alıp çıkıyorum yola…
Bir yaralı yanımı kucaklıyorum şefkatle ve sessiz sedasız istifa ediyorum sevdamdan…
Istıfa ediyorum yüreğinde olmaktan…
Sen uyurken yatağında, saçlarına kondurduğum son öpücükle veda ediyorum sana…

Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…
Hoşça kal…?

Yorumlar

  1. Nokta 21 Aralık 2017

Yorum Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.